Moreto, belli bir zaman geçtikten sonra hayatın anlamına dair düşüncelerin kendisini daha sık rahatsız ettiğinin farkına varmıştı. Bu şekilde bir yaşam sürmenin uzun bir hâl aldığında sağlık sorunlarına varacak düzeyde kendisine zarar vereceğini de biliyordu. Hayatın bir bilmece olduğunu ve bu bilmeceyi çözmek üzere adımlar atması gerektiğini hissediyordu. Bir söz gelmişti aklına " İnsan hayatın anlamını bulamadığında kendisini hazlarla cezalandırır." Çoğu insan hazları birer ödül gibi algılasa da bu düşünür neden ceza olarak görüyor? Diye aklına takılan sorulara bir yenisini eklemiş oldu. Hazlar aslında bir kaçış yoluydu. Kendi yaşantısını gözünün önüne getirdi. Demek ki onun da yaşadığı bu hazlar, bir sığınak sandığı bu hazlar birer kendisini cezalandırma yöntemiydi. Çevresindeki insanları düşündü, onların yaşantılarını gözden geçirdi ve hemen hemen hepsinin bir kaçış yolunda olduğu sonucuna vardı. Kimisi bunu kumarla, kimisi alkolle, kimisi cinsellikle, kimisi de uyuşturucuyla kaçış sergiliyordu. Kendisinin hangi kategoride olduğunu sormaya bile cesareti kalmamıştı. Hemen hemen hepsi kendisini cezalandırdığı yöntemlerdi.