“ Ey kalp! Senin için acı çektik. İstedik ki sen farkına varma, dışındaki bunca kötülüğün. Sen kendini Cennet’te san hâlâ. Ve o gün gelince hepimiz, kalbin içinde buluşabilelim yine de o tek bir hakikatte. Ne olur yardım et Allah’ım. İzin ver artık kalplerimizden dışarıya çıkmamıza.”
… Peygamberimiz okuma yazma bilmiyordu, üstelik bilse dahi elinde okunacak bir metin yoktu. O halde neden art arda ‘Oku’ emri ilk mesaj olarak verildi? Okumak; hayatı, kendini ve yaratılan her şeyde ilahi manaları gözlemlemektir.
Kur’an-ı Kerim bir kainat kitabıdır ve hiçbir kimsenin şahsi kitabı değildir, üstelik manası bazılarına açık, diğerlerine kapalı bir kitap da değildir. ‘Biz anlaşılsın diye apaçık indirdik ‘ ayeti aklıselim her insanın anlayacağı bir kitap olduğunun müjdesidir…
“Yolum der ki; ‘Gel ve beni izle, çünkü ben senin geleceğinim.’ Ve ben hem sana, hem de yola derim ki; ‘Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış…”