Önce hak kazanın vermeye, vermenin maşası olmaya,
Aslında yaşam verir sadece, tanıktır veriyorum diyen.
Ve siz alanlar, yani hepiniz, minnet duymayın kimseye, boyunduruk vurmayın ne verene ne kendinize. Kanat olsun aldığınız hediye, yükselin verenle birlikte.
Bırakın iyilik yapmayı, kabul etmenin cesareti ile özgüveninden değerli hediye var mıdır? Siz kimsiniz ki, sinelerini açmış, gururlarını ortaya koymuş insanlara çıplak, arsız diyebilesiniz?
Veremeyeceğiniz bir şey olabilir mi?
Sahip olduğunuz her şey bir gün verilecektir.
Bu yüzden şimdi verin, vermenin mevsimi sizin olsun, mirasçılarınızın değil.
İhtiyaç korkusu değil midir ihtiyaç?
Kuyunuz doluyken susuzluktan korkmak, değil midir dindirilmez susamışlığın ta kendisi?
Elindekinin çok azını verenler vardır - şan şöhret için yaparlar bunu ama gizli arzuları kirletir hediyelerini.
Bir de çok az şeye sahip olup hepsini verenler vardır.
Hayata ve ganimetlerine inananlardır onlar, sandıkları boş kalmaz asla.
Mutlulukla verenler vardır, ödülleri mutluluktur; Verirken acı çekenler vardır, acıyla kutsanır ruhları.
Bir de ne acı çeken ne de haz duyanlar vardır verirken, aklın erdemiyle de vermez onlar.