adı umut olan ne çok şey var, diye düşündü Derdâ. Demek ki insanların sokakta yürürken, günde bir kez de olsa umut kelimesini bir tabelada okumaya ihtiyaçları var, deyip gülümsedi.
Böylesi bir işi, karşılığında para almadan yapmak için, ya zamanında büyük bir günah işlemiş olmak ya da işlediği günahların küçüklüğünden kişinin kendini günahsız sanması gerekiyordu.
Travmatik olan hayattı. Hepsi. Bütün hayat. Her şey. Özellikle de, travmatik gibi durmayan ne varsa. Doğmak gibi. Dolayısıyla, doğum sonrası depresyon, yeni annelerin yakalandığı psikolojik bir hastalığın değil, hayatın tanımıydı. Hayatta kalma isteğinin. Hayata rağmen.