Kaybetmiş olduğu ve hakkında daha fazlasını bilmediği bir dünya, önünde loş renklerle yeniden uyanmış ve şimdi gözle rinde yaşlarla içinde barındırdığı özlemlerini ayağa kal dırmıştı.
Ressam, birden kendinden geçmiş sözlerinin pembe sisiyle sarhoş olmuş gibi etrafına baktı; gerçeklik m yine muntazam soğuk yapısını göstermişti, ama şimdi gördüğü, rüya kadar güzel bir şeydi.
Halkın ve dinin yabancılığı, birbirilerine yabancı ve düşmanca bakmalarına neden olan kan farkı ve aynı zamanda kar şılıklı güvensizlik duyguları ancak ve ancak büyük bir sevgiyle aşılabilirdi
Ancak, elini kolunu bağlayan şey, moralinin bozuk olması değildi, aksine günlerin hesabını yapmadan geçen zamanın içindeki huzurlu sessizliğin vermiş olduğu özgüvendil