Eflatun esintiler içinde titredi incecik
Aynı içten kokuyla iki ayrı erguvan.
Birisi bir küçük evin içedönük bahçesinde
Süsledi sevgisini iki pembe avucun
Öbürü bir mezar başında öksüz
Döktü rengini sessizce.
Ben bir dere yatağının
En kıvrımlı yeriyim.
Bilemem nerelerden
Akar da ince ince
Su gelir yara değer
Değdikçe eririm.
Örseli bir bahçenin
Acemi gülüyüm.
Bilmedim bir türlü
Bir mevsimlik rengi ben
Dörde nasıl böleyim.