Virginia Woolf, ince bir noktaya parmak basarak, erkekler için asıl sorunun, kadınların aşağı olmaları değil, kendilerinin onlardan mutlaka daha üstün olmaları ya da kendilerini öyle saymaları olduğunu belirtir. Kadınlar da bu isteğe boyun eğmişler, erkekleri bir dev aynasında gösterip yüceltmişlerdir.
Biz, insanlar, yaşamımızı güzelleştirmek için en iyi ve pahalı mobilyalarla doldurulmuş gösterişli evlerin içinde özgür yaşadığımızı zannederken, aslında bir çerçeve içindeyiz.
"Peki gerçeklik nedir?"
"Çoğunluk ne diyorsa odur. İlle de en iyisidir ya da en mantıklısıdır anlamına gelmez bu, toplumun bir bütün olarak isteklerini en yakından karşılayanlardır."