Asya Özbayhan

Asya Özbayhan
@Asya_o
Çöküyorum Saltanat sürmektedir içimde bir hükümdar, Hırsının pençesinde,şehvetinin esiri; Etrafını almıştır dalkavuk ve riyakar; Korkulu bir sarayım doğduğum günden beri. Ne gizli cinayetler,neler neler oluyor, Denize her gün körpe cesetler döküyorum. Ne baharlar soluyor,ne baharlar soluyor, Azamet ve ihtişam içinde çöküyorum! Cahit Sıtkı Tarancı
Reklam
Beni güzel hatırla Bunlar son satırlar... Farzet ki bir rüzgardım Esip geçtim hayatından Ya da bir yağmur Sel oldum sokağında Sonra toprak çekti suyu Kaybolup gittim Belki de bir rüyaydım senin için Uyandın ve ben bittim Beni güzel hatırla ~ Orhan Veli
AKLINDAN SONSUZ YAZGI ÇIKMAYAN ADAM
Bir yolcu gibi sabah, tan vakti yola çıkan, Aklından sonsuz yazgı çıkmayan mutlu adam, Uyanıyor şafakta, ruhu hep düş içinde, Elinde kutsal kitabı, dualar dilinde Duasını ederken başlıyor gün doğmaya Güneş hem göğe doğuyor, hem onun ruhuna. Solgun ışıkta beliriveriyor eşyalar, Eşyalarla birlikte ruhunda başka şeyler, Ondan başka herkes uykuda, böyle sanıyor, Esrik bir mutluluğun huzuruna varıyor, Oysa arkasında güler yüzlü melekler var, Kitabın üzerine eğilmiş bakıyorlar. Victor Hugo ( 1802 - 1885 )
Ruh
Necip Fazıl Kısakürek Ya bin yıl, ya bin asır sonra o gün gelecek. Koklarken küllerimi mezarımda bir böcek O kadar yanacak ki, bir yüksüklük toprağım, Yerden bir damar gibi kopup fışkıracağım! Ve birden bakacağım, her tarafım bitişmiş, Başım, toprak altında bir maden gibi pişmiş. Nefesten daha ince bir ipek kumaş derim; Fosfordan daha parlak, ince uzun ellerim. Dalacağım kendimin hayran hayran seyrine, Diyeceğim: Bu dönen şeyler eski yerine, Benim diye baktığım şeyler miydi bir zaman? Külümün rüyası mı yoksa gördüğüm?.. Aman! Başımda açılacak fânilerin seması, Ve onların toprağa gerçek diye teması, Bir tatlı vehim gibi içimi bayıltacak; Toprağın, koşacağım, üzerinde yalnayak; Şehrin, dolaşacağım kuş gibi etrafında; Bir beyaz hayaletin upuzun çarşafında, Gezeceğim, doğduğum evin odalarını. Geceleyin, koskoca şehrin lambalarını, Bir keskin üfleyişim söndürmeye yetecek; Korku, şehrin çelikten sesini tüketecek. Herşey susacak o ân, çalınacak kapılar; Kiremitleri yaprak yaprak alan bir rüzgâr, Ağzımdan haykıracak, uzun, gizli, çapraşık... Erişilmez fikir ki, düğüm düğüm dolaşık... Sarıldıkça boşanan yumak, çözülen demet; Başı görünmez hayâl, sonu gelmez nedamet...