“Bir defasında hocama dedim ki:
-Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı.
Bana bir meyva uzattı ve dedi ki:
-Bunu ağzında çiğneyip ye.
Yedikten sonra sordu:
-Şimdi sen büyüdün mü?
-Hayır, dedim.
Dedi ki:
-Büyümedin ama o meyva vücuduna dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu…
Anladım ki, okuduğum kitap da öyle dağılıyor:
Bir kısmı kelime dağarcığını zenginleştiriyor.
Bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı ahlakını güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı hayata farklı bakmanı sağlıyor, bir kısmı içindeki sevgi-merhameti arttırıyor, bir kısmı özgüvenini arttırıyor, düşünmeni, sorgulamanı tetikliyor, olaylar karşısında nasıl davranman gerektiğini öğretiyor.
Her ne kadar sen bunların farkında olmasan da !
Kitap okumak bir şeye yaramaz, çünkü kitap okumak çok şeye yarar!
O kadar çok şeye yarar ki neye yaradığını söylemek imkansızdır.” {alıntı}
YALNlZLIK
Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
Su olsan kimse içmez,
Ölür de susundan
Yol olsan kimse geçmez,
Sarp kayalara uğratır da yolunu
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun
Tellersin pullarsın
Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün
Bir de bulutları görürsün
Köpürmüş gelen bulutları
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı
Tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı!
Küçük Dergi, Sayı 1, Nisan 1952,
(Sadık Kemal Göğçeli imzasıyla)
Yaşar Kemal