Geçmişin tamamını saklamak da iyi değilmiş. Bazı anılar yaşandıkları zamanda kalmalıymış, bazı kelimeler dahi sarfedildiği anda. Unutmalı hatta. Geçmişe dönüp bakıldığında kafa karıştırmamalı, yormamalı. Sadece zihnin kendi hatırladıklarıyla yola devam etmeli, kastî sakladıklarımıza dönüp dönüp bakıp takılı kalarak değil. Zihin elenmesi gerekenleri eleyip, saklaması gerekenleri tutarken bizim zoraki hatırlamalarımız niye? Zira her anı ve sarfedilen her kelime o ana ve o anki duygulara özel.{Melek.E}
Bir insana yıllarınızı vermekle o kişi için yıllarınızı harcamak farklı şeylerdir. Her iki türlüsünde de ilişkiniz/bağınız bitmiş veya yitirilmiş olsa da, yıllarınızı vermiş olmak içinde hala bitmemiş bir saygıyı barındırır; harcamak ise boşa geçmiş zamanı ve kaybolmuş bir saygıyı. Bunu o kişinin süregelen tavırları belirler. İnsan yine de istemsizce kendine sorar; ben bu kişi için yıllarımı harcadığımı neden fark etmedim? Bu düşünce yoğunluğu artınca da öz suçlamalar ve yetersizlikler boy göstermeye başlar.
Kaderde var ise; saygının devam ettiği bitişlerimiz olsun✋🏻 en önemlisi güzel hatırlanacak ve hatırda güzel kalacak sonlar bırakalım. Maalesef hayat sonsuza kadar sürüp giden ilişkilerden ibaret değil:){Melek.E}