İspanya avrupaya oranla o dönem çok geri bir ülkedir. Yıllar süren kolonizasyon ispanyaya yaramamıştır. Finansal kurumları gelişmedigi için gelen gümüş ve altınlar ispanya ekonomisini defalarca kez enflasyondan yok etmiştir. 1590-1680 arası 5 kez iflas etmişlerdir. Soylu sınıf hep güçlü kalmış ama bunlar ingilteredeki gibi sanayiye değil tarıma yatırım yapmıştır. Din başat unsurdur.
İspanya napolyon işgalinden sonra tek tek kolonilerini kaybediyordu, güçlü donanmaları yoktu. Küba'nın kaybından sonra donanmalarının büyük kısmı da yok olmuştu. Ellerinde kalan Fas ise fransızların desteği sayesinde ellerindeydi ama burası da sürekli karmaşa içindeydi.
İspanya iç savaştan önce de sonra da tarım ülkesiydi. Barcelona gibi kentler hariç sanayi çok azdı ya da yoktu. Bu sanayide genelde yabancı kapitalistlerin elindeydi. Ülke fakirdi 11 milyonluk nüfusta 2 milyon kişi tarım proleteriydi, topraksız köylüydü. Toprak ağaları ise nüfusları 50 bin olmamalarına rağmen ülkenin %50'sine sahiplerdi. Toprağı olan küçük köylülerde ağaların denetimi altında eziliyodu. 80k papaz vardır, papazlar statükocu insanlardır devrimin ilk büyük tepkisi bunlara karşıdır zaten.
İspanya 1930larda yavaşça demokrasiye geçmiştir. Sağ-sol arasında muazzam bir rekabet vardır, 1931-33 arası sol 33-36 arası sağ 36'da ise sol kazanmıştır. Ama bu demokrasi ordunun vesayeti altındadır. 32'de darbe girişimi olmuştur 34'te halk ayaklanmıştır...
İç savaş 36'da başlamıştır. 36'da iktidara demokrasi ile sol cephe gelmiştir, meşru hükümet bunlardır. Milliyetçi generaller ise darbe yapmaya çalışmışlardır. Yani burgostaki darbeciler gayri meşrudur, cumhuriyet ise meşru hükümettir. Ülkenin batısı francocuların doğusu ve madrid ise cumhuriyetçilerde kalmıştır. Başlarda franco hareketi bu yüzden güçsüzdür. Franco da
Arkadaşlar eğitimin devletin elinde olması kötüdür. Devletin okullaşma ile eğitim vermesi özgürlüğün yok edilmesidir.
İlk olarak eğitim=/=okul, insanlar okula gitmeden de kendini eğitebilir abraham lincoln, thomas jefferson ortaokul üzerinde okula gitmedikleri halde eğitim aldılar ve 12 yıllık okula giden oğrenci zombilerden daha nitelikli oldukları ortadadır. Devletler eğitime el attıktan sonra insanların akıllarına "sadece devlet eğitim verebilir" anlayışını soktular fakat devlet eğitim veremedi hem öğrenciler hem öğretmenler bu işte enerjilerini saatlerce boşuna tukettiler. Bugün internet cağındayız abraham lincoln'e göre olanaklarımız daha fazladır. Sizi not usuluyle yargilayan bir avuç öğretmenlerden okullardan uzaklaşarak daha iyi olanaklarla eğitiminizi tamamlayabilirsiniz.
Devletin eğitim vermesi propagandadır, devlet sadece hâkim ideoloji etrafında eğitim veriyor bugün evrim teorisi iktidara zıt düştüğü için okullarda düzgün öğretilmiyor bile. Sadece bu olsa iyi her konuda hakim ve belirli ideoloji öğretiliyor. Tüm öğrenciler belli kalıplar etrafında yetiştiriliyor, itaatkar kitleler oluşturuluyor. Düşünün daha birinci sınıftaki çocuklara bile özgürlük degil itaat öğretiliyor, şu kıyafeti giymelisin, saçını uzatamazsın... bunların hepsi saçmalıktır.
Okulların sosyallaşme işlevi olduğundan bahsedeceksiniz :D sizi 8 saat alıkoyan ve hiç iyi bilgiler öğretmeyen bir kurum hayatınızdan 12 yıl çalıyor. Bu süre içerisinde sosyalleşecek onlarca yer bulabilirdiniz ama okullara kapatıldınız gününüzün 1/3'ünden fazlası okul denilen hapisanelerde geçti. Ben buna sosyalleşme diyemem kb.
Son olarak size eğitim vermeye kalkan öğretmenler genelde cahil oluyor, asla kendilerini geliştirmeye kalkmazlar genel olarak ve her zaman öğrenciye karşi kendilerini yüce ve üstün
Mümtaz soysal çok degerli bir anayasa hukuku profesörü 60 anayasasını baza alan 69 basımını okumuştum. Daha çok sol eksenli bir profesör olsa da kesinlikle anayasa ve anayasacılık hakkında size güzel doyurucu bilgiler veriyor. Anayasanın anlamı kitabıyla birlikte tüm hukuk okuyanlara öneririm güzel kaynak kitap