Atatürk için milli düşmanlık yoktu. Türk vata- nına saldırılmadıkça, onun için her millet muhteremdi.
Romanya Dışişleri Bakanı Titulesko'ya, 17 Mart 1937 de Ankara'da söylediği sözlerden bazı cümleleri burada da nakledelim:
<<Însan, mensup olduğu milletin varlığını ve saadetini düşündüğü kadar, bütün cihan milletlerinin, huzur ve re- fahını düşünmelidir. Kendi milletinin mutluluğuna neka- dar kıymet veriyorsa, bütün dünya milletlerinin saadeti- ne hizmet etmeğe de o kadar çalışmalıdır.»
Atatürk'ün bu sözleri insanların Dünya vatandaşlığını belirtmekle biter.
Atatürk bu görüşleri savunurken, Avrupanın en medenî ülkesinde ırk üstünlüğü, dünya hâkimiyeti, aşağı ırk denilenlerin imhası ve başka milletlerin topraklarında yeni bir Tötön şövalyeliği tesisi için harb hazırlanıyordu...
Atatürk, son nefesine kadar insanlığa, insanların kardeşliğine, milletlerin birbirlerine yaklaşmaları, aralarında anlaşmaları gerektiğine ve bir gün tahakkuk edecek dünya vatandaşlığına inandı. Düşmanlarını daha harp meydanında affetmişti. İstiklâl savaşında, büyük taarruzda yenilen Yunan Orduları Başkumandanı Trikopisin harb meydanında elini sıktı ve ona:
<<- Her kumandan yenilebilir,>>
diye nezaket gösterdi. Ondan sonra bu mağlup başkumandanın, Cumhuriyet bayramımızın her yıldönümünde, Atina’daki Türk Sefaretine gelerek onun resmi karşısında eğilmiştir.
<<İnsan, mensup olduğu milletin varlığını ve saadetini düşündüğü kadar, bütün cihan milletlerinin huzur ve refahını düşünmeli ve kendi milletinin saadetine ne kadar kıymet veriyorsa, bütün dünya milletlerinin saadetine hizmet etmeğe de, elinden geldiği kadar çalışmalıdır.»
Atatürk'ün yaşadığı devirde yetişen Liderler arasında bu dili konuşabilen bir başkası yoktur.
Mart. 1937
Atatürk