Hiçbirinin durduramadığı İngiliz seli, yine bir Türk, fakat bu sefer öz bir kumandan, Mustafa Kemal tarafından Haleb aşağısında tutulmuştur.
Mustafa Kemal 'in orada seçtiği savunma hattı, Milli Misak'taki Türkiye sınırı idi.
Bu mektupta eski hikayeler de deşilmektedir. Vaktiyle Mahmut Şevket Paşa öldürüldükten sonra bazı İttihatçılar, Ta lat'ın yeni hükümete Dahiliye Nazırı olarak girmesini isteme mişler. Cemal Paşa'nın nazırlığını tercih etmişler. Sonra Ta lat, Cemal Paşa ile yeni sadrıazamın arasını açmış. Harbiye Nazırlığı'na onun getirilmesi için uğraşmış. Daha sonra Al manlarla yapılan ittifak, Cemal Paşa'dan saklanmış. Nihayet Mısır fe thi bahanesi ile Cemal Paşa İstanbul'dan uzaklaştırıl mış. Bunlar hep Talat'ın oyunları imiş. Hatta Talat demiş ki:
" - Canım, Mısır fe thi olmazsa bile Cemal Paşa ya şehit olur, yahut ordusu berbat ve perişan olunca beynine bir tabanca sı karak bizi kendinden kurtarır!".
Bunlar o zamanki liderler arasındaki gizli husumetleri göstermek bakımından ilgilendirici. Yalnız birinin hakikat ol masını isterdim: Keşke Enver yerine Cemal Harbiye Nazırı ol saydı! Birinci Dünya Harbi'ne girmezdik ve batmazdık
Zeytindağı 'nın tepesindeyim. Lüt denizine ve Gerek dağ larına bakıyordum. Daha ötede, Kızıldeniz'in bütün sol kıyı sı, Hicaz ve Yemen var. Başımı çevirdiğim zaman Kama me 'nin kubbesi gözüme çarpıyor. Burası Filistin'dir. Daha aşağı Lübnan var; Suriye var; bir yandan Süveyş Kanalı'na, öbür yandan Basra Körfezi 'ne kadar çöller, şehirler ve hepsi nin üstünde bizim bayrağımız! Ben bu büyük imparatorluğun çocuğuyum.