Rükneddin Kılıç Arslan gerçi güçlü, kuvvetli bir genç ise de, mevlevî kaynaklarında da işaret edildiği gibi, zekâsı kifayetsiz bir hükümdardı. îbn Bîbî’nin gayet yerinde olarak ifade ettiği üzere, Pervanenin, istekleri karşısında ağzından, kelime-i şehâdetdekinden başka “hayır” çıkmıyordu. oglu.Ab.aka Pervane’yi kendi naibleri saydıkları gibi, o da onların naibi olarak hareket ediyordu.
Muinüddin Pervane, Keykâvus taraftarı olan bir kısım devlet ricalini öldürtmüş olmakla beraber, Türkmen beğlerini tatmin yoluna giderek hâdise çıkmasını Önlüyordu. Bu cümleden Karaman Beğ’e büyük bir dirlik tahsis edip beğlik (emâret) vermiş, kardeşi Bunsuz da sultan’ın emîr-i candan yapılmıştı. Yine Keykâvus taraftarlarından Şah Melik Beğ’de, Emîr-i alem yapıldıktan başka, Simre (Amasya bölgesinde) subaşılığa tayin edilmişti. Fakat çok geçmeden Şah Melik iki bin kadar Türk ile Amasya yöresindeki Kedagra kalesine tahassun ederek isyan etti. Pervane Moğollar ile birlikte Şah Melik’i bir müddet kuşattıktan sonra kaleyi düşüremiyeceğini anlayınca and içerek onu kaleden indirdi ise de, Moğollar'a teslim etmekte gecikmedi. Moğollar bu son Keykâvus taraftarını da öldürdüler.