Hülegü’nün komutanı Baycu’yu öldürmesinin, başlıca kıskançlıktan ve malına göz dikmekten ileri geldiği muhakkaktır. Artık llhanlılar’ın kılıcı, anî tehevvür, dedikodu, iftira ve ehemmiyetsiz bir kusur üzerine noyanlar üzerinde işlemeye başlamış ve az bir zaman içinde Moğol asilzâdesinin en seçkin aileleri yok olup gitmişlerdir. Bununla beraber bu mesele üzerinde kabahati yalnız hanlara yüklemek, şüphesiz, doğru değildir. Çünkü noyanlar da kendi mutluluklarını, meslekdaşlarının felâketlerinde buluyorlardı. Şunu da yeri gelmişken kayd edelim ki, Moğollar, yabancılara yaptık ları sertlik, huşunet, gaddarlık ve vefasızlığı bir kelime ile bütün davranışları, kendi kavimdaşlarına da göstermekte idiler. Moğollar’ın savaşlarda ibraz ettikleri cesaret ve sebat, bir yandan da kumandanları tarafından öldürülmek korkusundan ileri geliyordu, tıpkı Moğollar’ın hizmetinde kullanılan yabancı askerlerin efendilerinin korkusundan, yiğitçe döğüşmek mecburiyetinde kaldıkları gibi... Tabiî Moğol kumandanları da hanlar karşısında aynı durumda idiler. Değil ise Moğollar, göğüs göğüse savaşlarda pek iş göremiyorlar, uzaktan ok atarak ve gayet ustalıkla uyguladıkları birkaç savaş usulü ile başarı elde ediyorlardı.