Özdemir Asaf
(1923 - 28 Ocak 1981)
LAVİNİA
Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin
Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.
İlhan Berk
(1918 - )
'NE BÖYLE SEVDALAR GÖRDÜM NE BÖYLE AYRILIKLAR'
Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm.
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni.
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.
Tıbbm bebek ölümlerini, doğum enfeksiyonlarını olağanüstü bir oranda azaltmayı, uygar insanın ortalama yaşam süresini küçümsenmeyecek denli uzatmayı başarmış olmasının hiç mi anlamı yok? Sürekli yerilen bilimsel ve teknik ilerlemeler çağına borçlu olduğumuz böylesi nimetlerin listesini uzattıkça uzatabiliriz; ama bu noktada karamsar eleştiri sesini yükselterek, bu tatminlerin çoğunun, bir fıkrada tavsiye edilen "ucuz eğlence" -zevk almak için soğuk bir kış gecesi çıplak bacağı yorgandan dışarı çıkarıp sonra tekrar içeri çekme-ömeğine uygun olduğu uyarısında bulunur. Uzaklıkları aşan tren olmasa çocuğum zaten şehri terk etmemiş olacaktı, dolayısıyla sesini işitmek için telefona gerek duymayacaktım. Okyanusaşırı gemi seferleri düzenlenmiş olmasa arkadaşım yolculuğa çıkmayacak, ben de huzursuzluğumun dinmesi için ondan gelecek telgrafı beklemek zorunda kalmayacaktım. Çocuk ölümlerinin azalması, tam da bu yüzden bizi çocuk yapma konusunda -sonuçta sağlık tedbirlerinin hâkimiyetinden önceki zamanlarda olduğundan daha fazla çocuk yapmamamıza, buna karşılık evlilik içi cinsel yaşamın koşullarını zorlaştırmamıza ve belki de doğal seçme sürecinin yararlı etkilerine karşı koymuş olmamıza yol açan- aşın bir çekingenlikle davranmaya zorluyorsa ne işimize yarar ki? Ayrıca ölümü bir kurtarıcı olarak beklememize yol açacak, zorlu, sevinçlerden uzak ve acı dolu uzun bir yaşamı ne yapalım