Bana bir yalan söyle, ama bu yalan senin olsun, senin uydurduğun bir şey olsun, alnından öpeyim! Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamamaktan belki de daha iyidir. Birincisinde sen bir insansın, ikincisinde ise bir papağan!
Nietzsche'den yaklaşık altı yüzyıl önce Mevlânâ diyordu ki:
Geçmişi unut
Koy bir kenara
Yeni bir sayfa aç
Kurtar benliğini dünden
Bugünün çocuğu ol
Bütün bilgeliği ve gülümseyişiyle gençliğin
Şu anı hiç terk etme ne olur
Sonsuza uzanan şu günü, terk etme.
Bazen öğrenmenin tek yolu yaşamaktır
----‐
-Farklı bir yol seçmiş olsan hayatının nasıl olabileceğini düşündün mü hiç?
-Bazı yolların daha kolay olabileceğini düşünmek işimize geliyor bence, ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. Bir hayatta evli olabilirim. Başka bir hayatta tezgâhtarlık yapıyor olabilirim. Birlikte kahve içmeyi teklif eden tatlı adama peki demiş olabilirim. Başka bir hayatta Kuzey Kutbu'nda araştırmalar yapan bir buzul bilimci olabilirim. Bambaşka bir hayatta, olimpiyat yüzme şampiyonu olabilirim. Kim bilir ? Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü...
...Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız. Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar.