E.E.

"... van den Enden devam ediyor. "Eğer işle ilgili yazmıyorsanız, genç adam, ne yazıyorsunuz o halde?" "Dükkanın dışında gördüklerimi." Van den Enden, Bento'nun bakışlarını takip edip caddeye bakıyor. "Bakın. Herkes hareket halinde. Hayatları boyunca bütün gün ileri geri koşturup duruyorlar. Hangi amaçla? Zengin olmak mı? Ün kazanmak mı? İştah uyandıran zevkler mi? Bu amaçlar kesinlikle yanlış tercihleri temsil eder." "Neden?" Bento söylemek istediklerini söyledi, ama müşterisinin sorusuyla cesaretlenip devam ediyor. "Bu amaçların sonu gelmez. Ulaşılan her amaç, yeni gereksinimler doğurur. Daha çok koşturmaca, daha çok arayış... sonsuza dek. Tükenmeyen mutluluğa uzanan asıl yol başka bir yerde olmalı. İşte bunları düşünüp yazıyordum." (...) Müşteri ısrar ediyor. "Tükenmeyen mutluluğun başka bir yerde yattığını söylüyorsunuz. Bu 'başka yer'in neresi olduğunu söyleyin bana." "Sadece mutluluğun yok olan nesnelerde olmadığını biliyorum. Dışarıda değil, içeride yatıyor. Neyin korkunç, değersiz, cazip veya paha biçilemez olduğuna karar veren şey zihindir, dolayısıyla değiştirilmesi gereken şey zihindir, sadece zihin.""
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Mantıklı bir sonuç çıkarmak için belirli gözlemlere dayanma süreci, başka bir deyişle münferit gözlemlerden yukarıya hareketle bir teori geliştirmek tümevarımdır, oysa tümdengelim olası bir teoriyle başlar ve bir mantık çerçevesinde aşağıya doğru bir yol izleyerek bazı sonuçlara ulaşır."
Sayfa 33·Kitabı okuyor
"... Spinoza dönüp bir öğretmenin genç bir öğrencisiyle konuşacağı gibi yumuşak bir sesle konuşuyor. ``Söyle bana Jacob, Tanrı'nın mutlak güce sahip olduğuna inanıyor musun?'' Jacob başıyla onaylıyor. ``Ya Tanrı'nın mükemmel olduğuna? Kusursuz olduğuna?'' Jacob yine onaylıyor. ``O halde mükemmel ve kusursuz bir varlığın, doğası gereği ihtiyaçları, yetersizlikleri, istekleri veya arzuları olmadığını da kabul ediyorsundur. Öyle değil mi?'' Jacob biraz düşünüp tereddüt ettikten sonra temkinli bir ifadeyle onaylıyor. (...) ``Bu durumda'' diye devam ediyor Spinoza, ``Tanrı'nın onu nasıl yücelttiğimiz, hatta bunu yapıp yapmadığımız konusunda bile bir isteği olmadığını söyleyebilirim. O halde izin ver de Tanrı'yı kendi tarzımda seveyim, Jacob.''"
Sayfa 19·Kitabı okuyor
"Pierre Hadot, söyleşileri başında bir program olarak değil ama sonunda bir toparlama olarak sorulan bir soru vesileyle şöyle diyor: "Filozofların en temel meselesi, en temelde felsefe yapmanın ne olduğunu bilmektir.""
"İnsanlara "bunu yapın demekten çok, der Hadot, Kierkegaard'ın "dolaylı iletişim yöntem"inin yardımını alarak; "başkası tarafından yaşanmış ruhani deneyimin tasvir edilmesi sayesinde (...) ruhani bir tavrı sezdirebilir, onu telkin edebilir ve bir çağrının anlaşılmasını sağlayabiliriz.""