Özgürlük, demokrasi, adalet artık ancak gizli gizli telaffuz edilebiliyordu. İstikbal, yasaklanmış bir düşten başka bir şey değildi, meşrutiyet taraftarları sokaklarda kovalanıyor, "Âdem oğulları'nın büroları yıkılıyor, kitapları toplanıp yakılıyordu."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hasan Sabbah'a gelince, uğradığı bozgundan değerli bir ders çıkardı. Hükümdarları kendi inancına çekmeye çalışacağına, ürkütücü bir savaş aygıtı oluşturacaktı. İnsanlık o güne dek böylesini ne işitmiş ne de görmüştü: Haşşaşiyûn/Assassins Tarikatı.
Şimdi sır ve korku devrindeyiz, iki yüzün olmalı, birini kalabalığa göstermeli, ötekini kendine ve Yaratıcı'na saklamalısın. Gözlerini, kulaklarını ve dilini korumak istiyorsan, gözlerin, kulakların ve bir dilin olduğunu unut.
Hiç, bildikleri hiçtir, bilmek istedikleri hiç,
Bak da gör şu cahilleri, kurulmuşlar tepesine dünyanın, Onlardan değilsen şayet kâfir derler adama
Boş ver onları Hayyam, sen bak kendi yoluna.