Bildiğim tek şey, ahlakın kitaplarda yazıldığı kadar temiz bir şey olmadığıydı. Gerçek hayat bazen insanı öyle yerlere sürüklüyordu ki senin doğrun tüm dünyanın yanlışı olabiliyordu.
Bu mavi, denizin içinde yaşarmış ama denize ait olup olmadığını hiç bilemezmiş. Çünkü bazen en çok ait olduğun yerde bile kendini kaybolmuş hissedermişsin.
İnsan bazen bazı anlara varmadan önce de onların hayatını değiştireceğini anlardı. Bir eşikten geçiyormuşsun gibi olurdu. Henüz diğer tarafa ayak basmamışsındır ama o taraftan esen rüzgarın ne denli sert olduğunu bilirsin.