Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi çok istemenin de fazlası zarardı. Bilemediğin bir zarar vardı ve bunu yaşayarak görüyordun. Bunu yaşaman gerekiyordu çünkü insan evladı, denemeden yanlış olduğunu kavrayamıyordu. Yaşanmışlıklardan ders çıkarmazdı zira bu sefer farklı olacağına inanmak isterdi.
Bir insan bir şeyi neden ister? Onu takıntı mı yaptığını yoksa gerçekten mi istediğini nasıl anlar? Çok istediğinin farkındasındır. Kaybetmek istemiyorsundur. Bir şeylerin ters olduğunu fark ediyorsundur. Sonra kendine kızıyorsun. Bu kadar istediğin şeye şimdi sahipken yan cebime koy havalarını kendine yakıştıramıyorsundur. Bu yüzden zorluyorsun. Çünkü kötü gözükmek istemiyorsun.
Ama hiçbirimiz en sevdiklerimizle son kez konuştuğumuzu bilmiyorduk ki. Son kez gözlerinin içine baktığımızı, kızdığımızı, sarıldığımızı, üzdüğümüzü bilmeden yaşıyorduk.