Baykuş'u dinleyen Hüdhüd, onun da sudan bahanelerle konuşmalarına karşılık nasihatte bulundu
Define aşkıyla sarhoş olan kuş!
Diyelim ki,bir define buldun!
Ne yapacaksın?
Sen de o an düşüp ölsen o define ne olacak?
Bu sırada ömrünü, bitirmiş aklını yitirmiş, varacağı yolu bitmiş kuş?
Ey görünüşe aldanmış, gerçeği göremeyecek kadar basiretsizlik sergileyen!
Âşık olma istidadını yanlış yere bağlamışsın!
Anandan doğduğun zaman verilen akıl ile
Allah Teâla'nın süslediği ve nakşettiği kalbinin arasında bir bağ kur.
Gönlünü zaman zaman öne al.
Ezel ile ebedi bir arada ve yakın göresin.
Mantıku't-tayr / Kuş Dili
Feridüddin Attar
Feridüddin Attar’ın ölümsüz eseri Mantıku’t-Tayr (Kuş Dili), nefsin basamaklarını ve ruhun hakikat yolculuğunu kuşların diliyle anlatan muazzam bir tasavvuf klasiğidir. Bu bölüm, Hüdhüd (mürşid/rehber) ile Baykuş (dünya malına ve viranelere hapsolmuş nefis) arasındaki o sarsıcı diyalogdan bir kesittir.
Geçici Olanın Peşinde Tüketilen Ömür
Baykuş, viranelerde define arayan, yalnızlığı ve maddeyi kutsayan bir karakteri temsil eder.
Hüdhüd’ün ona yönelttiği "Diyelim ki bir define buldun, ne yapacaksın?" sorusu, insanoğlunun bitmek bilmeyen hırsına tutulmuş bir aynadır.
Ölüm gerçeği karşısında, uğruna ömür tüketilen definenin anlamsızlığı vurgulanır.
Hüdhüd, Baykuş’u "âşık olma istidadını yanlış yere bağlamakla" itham eder.
Tasavvufi düşüncede insandaki "sevme" yeteneği, aslında yaratıcıya (Mutlak