Atalay Sönmez

Atalay Sönmez
@Atikaptan
0 Noktası Boşluk Değil, Doluluktur...!
Tasavvuf deryasında bu konuyu açtığımızda, 0 Noktası, her şeyin kendisinden çıktığı ama hiçbir şeye benzemeyen "Nokta-i Süveyda" veya "Âmâ" mertebesidir. Zâhiren boşluk gibi görünen o nokta, aslında her şeyin tohumunu içinde barındıran en yoğun doluluk makamıdır. Hz. Muhammed’e (sav) sorulan "Rabbimiz yerleri ve gökleri yaratmadan önce neredeydi?" sorusuna verdiği cevap olan "Âmâ’daydı" tabiri, tam olarak bu 0 noktasını anlatır. Âmâ; ne altında ne üstünde hava olan, hiçbir sınırın çizilemediği bir "bulut" halidir. Bu bir yokluk değildir; aksine, ilahi isim ve sıfatların henüz birbirinden ayrışmadığı, bir "gizli hazine" (Kenz-i Mahfî) olarak bizzat Zat’ın içinde dürülü olduğu mutlak doluluk halidir. Tıpkı dev bir ağacın, küçücük bir tohumun içindeki "yokluğu" gibi... Tohuma baksan ağacı göremezsin (boşluk), ama ağaç tüm ihtişamıyla oradadır (doluluk).
Reklam
Sevmek sadece kavuşmak değil ki... Bazen çok sevmek kavuşamamanın ta kendisi idi... Beklenti değildi ki sevmek. Beklemekti. O yüzden yine bir eyvallah... Yine bir inşirah sürme vakti geldi yüreğimize...
Dünyanın en güzel hissi; “Sen ona dua edersin, aynı anda O'da sana dua ediyordur” Ve sen bundan yüzde yüz eminsindir...
"Allah, hikmeti sana istemediğini vermekten münezzehtir" Evrendeki hiçbir oluşun tesadüf veya zulüm değildir. Eğer size bir "fakr" (yokluk/muhtaçlık) hali gelmişse, bu sizin ruhunuzun o duraktaki dersi almaya olan derin ihtiyacından ve meylinden dolayıdır. Hakim olan, sadece sizin en derindeki "olma" arzunuza karşılık verir.
Elbette sevmişliğim vardı ve sevilmişliğim de evvelinde. Ama böylesi severek, böylesi sevilmişliğim yoktu. Dünya ya ait bir aşk değildi bu bizi kendimizden öteye taşıdı Rahmetiyle, Merhametiyle, Şevkatiyle...
Reklam