İnsanlar sizden uzaklaştığı zaman bırakın gitsinler.
Kaderiniz onlara bağlı değildir.
Bu onların kötü olduğu anlamına da gelmez.
Sadece sizin hikayenizdeki rollerinin sona erdiği anlamına gelir.
Gitmesi gerekeni serbest bırakmak, aslında kendi üzerimizdeki ağır bir yükü de bırakmaktır.
Kaderimizi bir başkasının varlığına endekslemediğimizde, kendi merkezimizde kalmayı başarırız.
İnsanlar sadece kendi yollarında, kendi ihtiyaçlarına göre hareket ederler.
Onların gidişi bizim değerimizle değil, hikâyenin doğal akışıyla ilgilidir.
Ego her zaman kalabalık, onay ve süreklilik ister.
"Rolü bitti" diyebilmek, egonun o sahiplenici sesini susturup, sahnenin tozunu silkeleyip yola devam edebilme bilgeliğidir.
Belki de bazı insanlar sadece bize bir şeyi öğretmek, bir aynalık yapmak ya da sadece o yolu bir süreliğine yürünebilir kılmak için oradadırlar.
Görev tamamlandığında, sahneden çekilmeleri bir boşluk değil, yeni bir bölümün başlangıcıdır.
Vedaları kolaylaştırmak gerek...