Atlas H

Atlas H
Bir hastane yatağında komadayım.Hayali kedimle beraber yarım kalan hikayelerimi tamamlıyorum.
Yazar
Üniversite
Koma
Ankara
1 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Kötülük, ham haliyle insan kalbine ağır geliyordu. Ruha sızabilmesi için önce bir bahaneyle yumuşatılmalıydı. Bu bahane, insanın bazen kendine bile itiraf edemeyeceği bir şey olabilirdi. Ama ne olursa olsun, mutlaka insanın kendisinden gelmeliydi. Elâlemin ayıplayacağı ama içten içe anlayacağı, bir insanlık halinden beslenmeliydi.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Reklam
Film izlemediğimiz gecelerde beraberce Tulpar’a biner, gökyüzünde süzülürdük. Kanatlı bembeyaz atımızla karanlık iyelerle savaşır, Osmanlı döneminden kalma vampirleri avlardık. Babaannemin başı biz uykudayken ortaya çıkan minik ejderhalarla dertteydi. En büyüğü işaret parmağı büyüklüğünde olan bu muzip yaratıklar, onu sinirlendirmek için salondaki çiçeklerin yapraklarını sıcak nefesleriyle soldururlardı. Bu yaramazlıklarından vazgeçmeleri için onları defalarca uyarmıştı. Hatta bir keresinde, devam ederlerse bir daha pencere kenarına kahve telvesi bırakmayacağını bile yazmıştı.
Sayfa 15·Kitabı okudu
“Her şey, yirmi sekiz yıl önce geçirilen hafifmeşrep bir geceyle başladı. Dokuz ay sonra, üç çocuklu bir ailenin dördüncü bebeği olarak dünyaya geldim. Kötü giden çoğu evlilikte son çare, rahmin derinliklerinden gelen bir çocuktur. Sanki İsa Mesih gibi gelip o batık evliliği tüm sevimliliğiyle kurtaracak, annesiyle babasına neden en başta birlikte olduklarını hatırlatacaktır. Bizim ailede o çocuk bendim. Size bir sır vereyim, genelde problem daha derindir. En azından ben böyle olduğunu düşünmeyi seçiyorum. Aksi takdirde bu bebekken yeterince sevimli olmadığım anlamına gelecek ki şu anda bunun vebalini de kaldıramam. Çünkü babam, ben beş altı yaşındayken bir sabah evden çıktı ve bir daha dönmedi.”
Sayfa 13·Kitabı okudu
Sevdiklerini kaybeden insanların hayatlarına nasıl devam ettiklerine hep şaşırmıştım. O gücü nereden bulduklarına, nasıl normal görünmeye devam ettiklerine. Etmiyorlarmış. Edilmiyormuş. Ama içinizden her an dünyanın patlamasını dilerken dışarıdan normal görünebiliyormuşsunuz. Söyleyebileceğim tek şey bu.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Hani derler ya, bir gün sevdiğiniz insanlarla son kez konuşursunuz ve bunu fark etmezsiniz diye. Doğruymuş. Gerçekten öyle oluyormuş. Ama sonrasında yaşayacaklarınız, o son konuşmayı nasıl yaptığınıza bağlıymış. Benim gibi bir yandan iş yetiştirip bir yandan yarım ağız konuşursanız sonrasında çok içinize oturuyormuş. Hem de öyle bir oturuyormuş ki halinizi hatırınızı soranlara her “Daha iyiyim,” deyişinizin ardından bir “Ama keşke...” sessizce tamamlıyormuş sizi.
Sayfa 18 - Düşbaz·Kitabı okudu
Alıntı