Tamamen sustuğum zamanlarda bile susamıyorum. Susmak ile sükût başka şeyler demek ki. Hiç konuşmasam da içimde bir ses hiç susmuyor. Denedim ben bunu. İçimde devamlı konuşan biri var. Dene bak. Sussan da içinden konuşuyorsun. İçinde cümleler dolaşıyor. Kulağınla duymuyorsun. Ses yok belki ama konuşuluyor. Nasıl oluyor? Duymuyorsam eğer düşünüyorum muyum sadece ya da hissediyor muyum? Ne oluyor?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
bizim zamanımızda insanların kulakları sağır gibi, o kadar çok ses var ki zihnimizi dolduran nefsimizin sesini işitmiyoruz bile. İşitemiyoruz... Hem belki nefsin bu fısıldamalarına gerek bile kalmadı. Baksana etrafına nefsin bize fısıldayamayacağı şeyleri aleni bir şekilde söyleyen, gösteren, yapan ne kadar çok şey var."
İnsanların ne diyeceklerine ne çok takılıp kalmışım ben! Ne önemi var insanların ne dediklerinin, ne düşündüklerinin? Asıl sevgiyi suretlere değişmişim de suretleri zannetmişim ve vazgeçemiyorum onlardan.