Gava ku tu bikene
ewren reş derbas dibin
Biharake nû tê ewina me
Di welatê xwe de bilbil ji Dilşad dibin
Pinpinok emrê wan dirêj dibe û
Kulîlk vedikin dilê min de
(A.A)
Dûredest im bênesîb im dilberim xanim hebibim
Pur ji dîna te xerîb im rûh û rahet min lîqa ye
(Uzaklardayım, elim ulaşmaz sana, ey gönlümü çalan sevgili
Seni görmekten mahrumum, ruh ve rahatım vüslatındadır.)
Bu, tıpkı hayatımıza benzeyen, her zaman sessiz akan, sessizce anılarımıza tanıklık eden DİCLE nehri, ne düşünüyordu acaba? Bize nasıl bakıyordu? Eğer onun da biz ademoğulları gibi konuşma yeteneği olsaydı, neler söylerdi bize? Sesi nasıl çıkardı?...