Çiftlerin en derin psikolojik ihtiyaçlarını açık etmelerini sağlayan
güven, ancak yakınlığın artmasıyla oluşur.
Çoğu kişinin kalkanlarını indirip daha çocuksu, toy ve kimilerine göre nevrotik ihtiyaçlarını ortaya sermesi için, ilişkide belli bir güvenlik hissini yakalanmış olması gerekir.
İlk aşama olan “keşif’
aşamasında ilişkinin kâr-zarar durumu değerlendirilir.
İkinci aşama olan “pazarlık” aşamasında ilişki tanımlanır ve her iki
eşe de en çok getiriyi sağlayan davranışlar öğrenilir.
Üçüncü aşama olan “bağlanma” aşam asında eşler birbiriyle giderek daha
fazla ilgilendikçe aralarında karşılıklı bağımlılık gelişir.
İki kişi tanıştığında aralarında çekim varsa romantik ilişki
başlar; yoksa, başlamaz.
İlişki ilerleyip çiftler birbirini inceledikçe,
ortada toplumsal, entelektüel veya duygusal uyumluluk
yoksa ilişki biter.
Yakınlık kuruldukça çiftler birbirlerine zaaflarını ve olumsuz yönlerini açmaya başlar. Taraflardan biri ortaya çıkan
bu yeni şeyleri anlamadığı ve bunlardan ürktüğü takdirde ilişki
biter.
Birbirlerini anladıkları ve bu zaaflara empatiyle yaklaşabildikleri
sürece, ilişki karşılıklı beklentiler aşamasına geçebilir.
Eşler birbirlerinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini karşılamıyorsa
ilişki bitirilir.
Her iki tarafın da ihtiyaçları ve beklentileri
karşılanıyorsa sonuç aşk, *yani her iki tarafın da bağımsızlığına saygılı, karşılıklı bir bağımlılıktır.*
Bir romantik ilişkinin gelişiminde çiftler birbirlerine karşı daha açık, daha az
ketum davranmaya başlayıp, olumsuz duyguları da ifade edebilir
hale geliyorlar.
Kendilerine has bir iletişim tarzı geliştiriyorlar.
Birbirlerinin beklentilerini, duygularını, görüşlerini öngörebilme becerisi kazanıyorlar.
Birbirlerinin davranışlarına ve
amaçlarına uyum sağlıyorlar.