Fark etmez

Fark etmez
@Atmosphere
Bu ben değilim
Annenin bebeğin kendini geri çekmesine dayanamadığı, bebeğin onunla kurduğu sembiyozdan uzaklaşmasından kaygı duyduğu hallerde, bebek, narsisist ihtiyaçlar, çocuksu bir bağımlılık ve bunlar arasında kararsızlık gibi sembiyotik kalıntıları içselleştirir. Bir kişide büyüklük kompleksinin izlerini görüyorsak, aşağılık kompleksinin de izlerini bulacağımızdan emin olabiliriz. Bir kurbanın teslimiyetçi benliğiyle karşılaştığımızda, aynı kişinin saldırganlığına, düşmanlığına ve yıkıcılığına dair izler de bulacağımız kesindir.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Manik-depresif kişilik bozukluğu beraberinde birleşme, coşma ve geri çekilme ihtiyacı; narsisist kişilik bozukluğu beraberinde, ancak ötekinin aynasındaki olumlu yansımayla ilişki kurulabilen bir kendine düşkünlük getirir. Masterson, manik-depresif kadınların narsisist adamlarla evlenme sıklığı, bu ilişkilerde yaşanan dramatik patlamalar ve iki narsisisun birbirlerine tuttukları aynalarda var olmaları gibi konulara dikkat çekmiştir.
Sevme becerisi bir bütün olarak tanımlanabilir. En üst noktasında, tam cinsel doyumlu, derin ve istikrarlı bir ilişki kurabilme becerisi yer alır; bu, anneyle sembiyozdan ayrılma ve bağımsız ve ayrışmış bir benlik geliştirme sürecindeki başarının bir işaretidir. En alt noktasında ise, aşk ve cinsellik içeren yakın bir ilişki kurma aczi yer alır; ki bu da, bireyselleşmede ciddi bir başarısızlığa işaret eder.. Gelişim sürecindeki başarısızlık ne kadar erken aşamada yaşanmışsa ve yol açtığı sarsıntı ne kadar büyükse, sevme kabiliyetinin o kadar sekteye uğramış olduğu düşünülebilir
Benlikleri bu kadar kırılgan olan kişiler, bazen “ödünç alınmış bir benlik” geliştirirler. Ailelerinin veya başkalarının değerlerini benimserler. Ailelerinden ayrılamaz ve tüm duygusal enerjilerini ailelerine yatırırlar. Benlik kırılgansa, kişi sürekli onaylanmaya ihtiyaç duyar ve eleştiriye ya da redde katlanamaz. Hayatın amacı sevilmek ve başkalarınca kabul edilmektir. Bu kişiler hep başkalarının istediği gibi olmaya çalışırlar.
Yakınlık ve bağımsızlık çelişkisi, her birimizde ve bütün romantik ilişkilerde bulunuyor. Bunların ikisi de tercih edilmiyor ve ikisi de sürekli mevcut olmuyor. Daha ziyade aralarında süregelen bir etkileşim var. Romantik ilişki içindeki çiftler, bunların her ikisine de bilinçli bir biçimde izin vermek ve yakınlıkla bağımsızlık arasında gidip gelmek durumunda.