Fark etmez

Fark etmez
@Atmosphere
Bu ben değilim
Bireyselleşmiş bir lişi, ilk heyecan geçtikten sonra bile, zorluklara, hayal kırıklıklarına ve saldırılara rağmen uzun süreli aşk ilişkileri sürdürebilir. Bu kişiler doyumu erteleyebilir, kaygıya tahammül edebilir ve bağımsız bir ego sahibi olmaktan dolayı memnuniyet duyarlar. Kendilerim ötekinden ayırt edebilir ve ötekinin bağımsız kimliğinden keyif alabilirler. Çocuksu sembiyoz özlemiyle bağımsızlık ihtiyacı arasındaki çatışma ve ilişkinin içinde kaybolma korkusu kendisini gösterir. Bu çatışma yetişkinlerin romantik ilişkilerinde tüm gücüyle geri döner ve yakınlıkla bağımsızlık arasında gidip gelme şeklinde seyreden bir yakınlık dansına dönüşür.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bebek ancak kendisiyle kendisi olmayanı ayırt ettikten sonra şeyleri, yani insanları, ilişkileri ve eşyaları içselleştirmeye başlayabilir. Bebek anneden ayrışmaya başladığında, anneye ait bazı şeyleri içselleştirir. İçselleştirilen bu öğeler, bebeğin bağımsız iç dünyasının parçası haline gelir. Bebek anneyi ya da anneye ait bazı öğeleri içselleştirdikten sonra ondan ayrılmaya tahammül edebilir. Bu aşamada bebek, anneden ayrılma pratiği yapm aya başlar. Dünyayla aşk yaşamaktadır; heyecan doludur, giderek bağım sızlık kazanır. Anne çocuğun bağımsızlığını teşvik edip ihtiyacı olduğunda yardıma koşarsa, çocuk ayrılığın keyifli ve heyecan verici bir şey olduğunu ve sevgiyi yitirmek anlamına gelmediğini öğrenir. 24-36 ay arası. İçselleştirilen sevgi nesnelerinden oluşan iç dünyası, çocuğun tutarlı duygusal ilişkiler kurmasını, isteklerini erteleyebilmesini, zorluklarla başa çıkabilmesini ve bağımsız bir benliğin tadını çıkarmasını sağlar. Çocuk bu dört aşamayı başarıyla atlattığında, “psikolojik doğum ” gerçekleşmiş olur. Bu, zorluklarla başa çıkma, bağlanma, başkalarını kabul etm e ve ayrılığa ve çatışmalara göğüs gerebilme becerisi olan, eşsiz ve tutarlı bir özkimliğe sahip bağımsız bir kişiliğin gelişim ine yönelik ilk adımdır.
Bebeğin annesi, ünlü çocuk doktoru ve psikanalist Donald Winnicott’un dediği gibi “yeterince iyiyse”, bebek annesinden ayrışıp bağımsız bir özkimlik oluşturmaya başlayabilir.
Kuramlar neden tanımadığımız halde hayatımız boyu tanıdığımızı zannettiğimiz bir kişinin “ayaklarımızı yerden kestiğini”, bize kendimizi “evimizde” hissettirdiğini ve “ruh ikizimizi" bulduğumu düşündürdüğünü açıklamıyor. Neden bütün ölçütlere göre bizim için çok daha uygun olan bir diğer kişi yüreğimizi çarptırmıyor?
Benedick: Yüreğimi yokladım ve taştan olmadığını gördüm; ama gerçekten kimseye âşık değilim. Beatrice: Tanrıya ve soğukkanlılığıma şükürler olsun... çünkü köpeğimin bir kargaya havlaması, bir erkeğin aşk yeminlerinden daha hoş gelir kulağıma. - Shakespeare, Kuru Gürültü,