Ama erkekler ayrıcalıklarını sonsuza dek sürecek, mutlak bir hak olarak görmeseler bu denli sevinmezlerdi: onlar, üstünlüklerini hak haline getirmeye çalışmışlardır.
Her bireyin kendini bir özne gibi ortaya koyma eğiliminin yanında, bir de özgürlüğünden kaçma, kendini nesne haline getirme eğilimi vardır:
buysa çok zararlıbir yoldur, çünkü o zaman, edilgen, yabancılaşmış, yitik bir birey durumuna düşen birey, yabancı istemlerin kurbanı olur, aşkınlığından kopar, her türlü değerden yoksun kalır.
Ama aynı zamanda kolay bir yoldur da: böylece, tam anlamıyla yüklenilen bir yaşamın yaratacağı bunalım ve gerilimden kurtulmuş olur.
Öteki varlık olmayı, erkekle suç ortaklığı etmeyi reddetmek, kadınlar için üst tabakayla varlıcak bir antlaşmanın sağlayacağı bütün üstünlüklerden vazgeçme anlamına gelir.
Derebeyi-erkek, uyruk-kadını maddi açıdan koruyacak, onun varlığını doğrulama işini üstüne alacaktır; kadın, iktisadi tehlikeyle birlikte, kendi erkeklerini kimseden yardım olmaksızın yaratmak zorunda bulunan bir özgürlüğün fizikötesi tehlikesinden de kaçmaktadır böylece.