cansu

cansu
@Atufet
yeni mezun, yeni evli bir hanımefendi
Vazgeçmek her serüvenin sonudur. Vazgeçtim, kendimden geçtim zikirlerde. Dünyanın kirli yüzünü silmek istedim. Pirüpak bir alnı öpmek ve reklam panolarını kaldırımlardan sökmek istedim. Devletler ve insanlar arası diplomasiden tiksindim.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne takım ne parti, ben en çok kalem tuttum. Bir çok mektup yazdım ama bir kenara yazmadım. Ellerinden tuttum karşıdan karşıya geçecek çocukların, işlerin ucundan tuttum. Sözümü tuttum derdimi içimde. Oruç tuttum, kendimi tuttum. Yas tuttum, dilimi tuttum. Bazı geceler sayısız dilek tuttum.
Yol insanın kendini inşa etme sürecidir. Bu sebeple yol bitmez. Yolda karşılaşılan her olay bir erzak mesabesindedir. Yani azık. Duraklarda çok takılan ve sürekli bir durağı öven insan farkında olmasa da yolcuğunu sona erdirmiş ve parçanın sevgisiyle kendinden geçmiştir. Halbuki parça bütüne âşıktır.
Yola, yol ismini veren insandır. O halde yol, aslında yol değildir. Yol kişinin kendini bilme ve sonsuzluğa adıma atma isteğinin tecessüm etmiş halidir.
Yol, insanın kendini bütünleme ihtiyacının dışa vurmuş halidir. Çünkü bir şeyler eksiktir ama eksiğin ne olduğu bilinmemektedir. Şehirleri, ülkeleri gezen biri son takdirde kendi kalp ülkesinin labirentlerinde de gezdiğinin farkına varırsa, yolculuktan beklenen "anlam" vücut bulur ve yol insanı terbiye eder hale gelir.