cansu

cansu
@Atufet
yeni mezun, yeni evli bir hanımefendi
Hızla koşuyor, birkaç saniyelik bile olsa kendi hayatına dair düşünceye dalmış olmaktan ötürü pişmanlık duyuyor, sanki cezasını bulmuş gibi buna hakkı olmadığını düşünerek hayatının aslında ona ait bir hayat olmadığını görüyordu. Hayatın ona biçtiği görevler vardı. Ve bir an aksatmaksızın bu görevleri yerine getirmeli, sorgulamamalı, hatta yaşamına dair düşüncelere dalmamalıydı. Düzenini bozacak, maratonunu aksatacak bir harekette bulunmak onun için suçtu. Şimdi de bu suçlulukla kendine kızarak koşuyordu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hangisi daha kötü ey Rabbim Bu nasıl meydan Yalnız Habil ve ben varız Bu nasıl yalnızlık, yalnızca sen ve ben varız
sana bugün çok üzüldüm diyebilseydim, sana bugün ve yarın çok üzüldüm diyebilseydim, sana yarın ve sonraki gün ve daha sonraları, ben çok üzgünüm diyebilseydim. ben, üzülmek için mi doğdum ibrahim. ellerim titremek gözlerim dolmak dudaklarım bükülmek için mi benim. kapalı kapılar bir daha kapanıyor. açılmaya niyeti yok hiçbirinin. o araba buradan geçmez diyorlar. nereden geçer peki. sana nasıl gelinir geri nasıl dönülür ayaklarım yok mu benim. ben, beklemek için mi doğdum ibrahim. uzaklara dalmak iç çekmek kök salmak için mi.
İnsan, ulaştığı her şeyi değersizleştirir.
Candan da cihandan da bihaber olmadıkça nasıl olur da canandan haberdar olursun?