“Kadın kahramanımın kibri için özür dilemiyorum. Eğer dünyada onun yaşında olup da benzer hayalleri kurmayan ve insanları memnun etmeye dikkat etmeyen genç hanımlar varsa bile ben onları tanımıyorum ve asla da tanımak istemiyorum”
“Dolayısıyla, artık Marie Antoinette'e ilişkin paradigmayı değiştirmenin vaktidir. Zamanla ve zamanın hassasiyetlerine göre sürekli başkalaşım geçiren bir görüntü olmamalı. Artık bir güle ve bir elbiseye indirgenmiş bir ikon olmayı bırakmalı. Zorluklarla, özellikle de siyasi zorluklarla karşılaştığında onu kıskaç gibi yakalayan bu hayat şevki incelenmeli; kendini savunurken başvurduğu imkanlar. Mesela, monarşiyi kurtarmak ve devrimi yıkmak adına yabancı güçleri kuvvetli bir baskın düzenlemeye ikna etmek niyetiyle saatlerce mektup yazabilme becerisi. Düşmanlarıyla savaşırken gösterdiği gayreti anlamak için çalışma, odaklanma, hatta iç gözlem kapasitesine kafa yormalı. Kararlı, girişken, zekasını ve siyasi keskinliğini kanıtlamış biri o. Petit Trianon çobanından, olabileceği havai kadından, ticari amaçlarla tekrar tekrar üretilen görüntüsünden veya ağız sulandıran renkli bir badem kurabiyesinden çok daha fazlası. Eski püskü kıyafetlerin ardında saklanan bu kadın, aslında on sekizinci yüzyılın özünü kavramamızı sağlayan, Fransa tarihinin en ilginç figürlerinden biridir”