Serkan Dağlı

Serkan Dağlı
@Author17
Faşizm ile özgürlük arasında sıkışıp kalmış en büyük eylem gülümsemektir. Çünkü iki kavram arasında geçen mücadeledeki en etkili silah şüphesiz mizahtır. Serkan Dağlı
Unvan: Yazar
Ön lisans: T.C. Selçuk Üniversitesi / Konya Fakülte: Akören Ali Rıza Ercan MYO Bölüm: Muhasebe Ve Vergi Uygulamaları Lisans: T.C. Anadolu Üniversitesi / Eskişehir Fakülte: İşletme Fakültesi Bölüm: İşletme
İstanbul / Türkiye
Biga / Çanakkale
68 okur puanı
Haziran 2023 tarihinde katıldı
GÖLGELERİN İÇİNDEKİ SESSİZLİK
Uzun bir bekleyişin ardından şişe biralar nihayet geldiğinde Berkant ve Burcu tüm masanın hesabını birlikte ödedikten sonra hızla masadan kalkıp içeri girdiler. Barın büyük salonu oldukça kalabalıktı ve zorlulukla sahnenin ön taraflarına doğru ilerleyişlerini sürdürdüler. İçeresi değişik tipte insanlarla doluydu. Kızıl ve yeşil uzun saçlı çekici hatunlar, uzun saçlı ve tuhaf sakallı adamlar salonun her tarafına dağılmıştı. Sahne önündeki gençler rock şarkılarının ritmine göre başlarını aşağı yukarı sallarken, yüksek bar masalarına yaslanan çiftler kimseye aldırış etmeden tutkuyla öpüşüyordu. Yüksek bar masaların etrafında dönen tutkulu öpücüklerden daha fazlası olduğunu söylemek abartılı olmazdı. Yani, çiftler birbirleriyle serotonin hormonu alışverişi yaparken, kendileri dışındaki herkesin sadece ellerinde tuttukları içkilerle ve grubun söylediği harika şarkılarla ilgileniyordu.
Sayfa 153 - Rock müzüğin coşkusu
Kitap Alıntısı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
GÖLGELERİN İÇİNDEKİ SESSİZLİK
‘’Sanırım, onlar geri döndü.’’ ‘’Onlar da kim?’’ diye sordu. Berkant. ‘’Bana kalırsa, neden bahsettiğimi gayet iyi anladığını düşünüyorum. Şeytani varlıklar, İfritler veyahut adları her neyse işte!’’ diye yanıtladı. Burcu. ‘’Pekâlâ, o evde son derece korkunç geceler geçirdik. Ama artık bunların hepsi geride kaldı ve bunları unutmalıyız. Daha önce de söylediğim gibi uykusuz bir gece geçirdim ve akıl hastanesindeki ortam beni çok tedirgin etti. Bu yüzden bir an halüsinasyonlar gördüm, hepsi bu!’’ dedi. Berkant. ‘’Umarım öyledir. Berkant, hatırlıyor musun bilmiyorum ama daha önce benim sezgilerimi dikkate alacağını söylemiştin. Lütfen dikkatli ol!’’ diye karşılık verdi. Burcu. Solgun yüzündeki tedirgin dolu bakışlarıyla! ‘’Elbette, hatırlıyorum.’’ dedi. Berkant. Tüm ciddiyetiyle! Daha sonra Berkant’ın yüz ifadesi değişip tatlı tatlı gülümseyince Burcu, ‘’Ne oldu? Neden karşımda böyle sırıtıyorsun?’’ diye sordu. Merakla! ‘’Dikkatli ol diyorsun ama gerçekten beni ziyarete gelirlerse ne yapabilirim ki, beyzbol sopasının üzerine kutsal su döküp evin etrafındaki iblisleri mi kovalayacağım?’’ diye yanıtladı. Kahkaha atarak. Berkant.
Sayfa 186 - Hastane bahçesindeki diyaloglar...
Kitap Alıntısı
GÖLGELERİN İÇİNDEKİ SESSİZLİK
Burnundan soluyan Burcu o anda tek kelime etmeden polislere öfkeli bir yüz ifadeyle bakarken, ‘’Öyleyse artık gidebilir miyiz?’’ diye sordu. Berkant. ‘’Henüz değil.’’ dedi. Tüm ciddiyetiyle! Polis memuru Yavuz! ‘’Öncelikle polis arkadaşlarımızın kontrolünde hastaneye gideceksiniz ve bazı sağlık kontrollerinden geçirileceksiniz. Yarın öğleden sonra açıklanacak test sonuçlarına göre durumunuzu değerlendireceğiz.’’ diye devam etti. ‘‘Benim aklım başımda ve ben gayet sağlıklıyım. Dilediğiniz testi yaptırın umurumda değil.’’ dedi. Öfkeli sessiyle! Burcu. ‘’Burcu hanım, ben de öyle umuyorum. Bu arada test sonuçları açıklana kadar şehirden ayrılmak yok. Bu bir rica de-ğil, bilmem anlatabildim mi?’’ diye yanıtladı. Polis memuru. ‘’Evet memur bey, bu gayet açıklayıcı oldu.’’ dedi. Öfkeli tavrıyla! Berkant. Parıltılı, yaldızlı resmi üniformaları içindeki iki polis memuruyla birlikte hastanenin yolunu tuttular. Tam hastanenin kapısının içeresinden gireceklerdi ki o sırada Burcu, sağ tarafındaki polis memuruna dönerek şöyle dedi: ‘’Memur bey! Keşke yaldızlı resmi kıyafetlerle gelmeseydiniz. Bakın insanlar nasıl da bize bakıyor. Sanki suçluymuş gibi! Bütün gözler bizim üzerimizde!’’
Sarsıcı sorgu
Kitap Alıntısı
GÖLGELERİN İÇİNDEKİ SESSİZLİK
Belki zihninizin karanlık sokaklarında korkularınızdan kaçabilir ya da saklanabilirsiniz. Ancak günün birinde herkes kaçınılmaz korkularıyla yüzleşmek zorundadır. Serkan Dağlı
Sayfa 1 - Giriş sayfası
Kitap Alıntısı
GÖLGELERİN İÇİNDEKİ SESSİZLİK
Herkes keyifle kahvesini yudumlamaya başladığı sırada Burcu artık zamanı geldiğini düşünerek Zeynep’e döndü ve şöyle dedi: ‘’Canım! Bizi gerçekten çok korkuttun. Yine! Bize neler olduğunu anlatmak ister misin?’’ Arkadaşları meraklı gözlerle kendisine bakarlarken, "Tamam, tamam! Elbette anlatacağım.’’ diye cevap verdi. Zeynep. Daha sonra Zeynep, anlaşılmaz donuk gözlerindeki tüyler ürpertici bakışlarıyla sözlerine şöyle başladı: "Sokak kapısının biraz ötesinde öylece ayakta durmuş etrafa bakınarak sigara içiyordum. İlk başta her şey normal ve sakindi. Daha sonra aniden karşıdaki çalılıkların içinde bir şeyin hareket ettiğini sandım ve oraya dikkatle baktım. Ama görünürde bir şey yoktu. Yanıldığımı düşünerek sakince sigaramı içmeye devam ettim. Aslında tüm kâbus kulağıma belli belirsiz fısıltılardan sonra başladı. Sırtım kapıya dönük şekilde ayakta durmuş etrafa bakınırken aniden ensemde bir sıcaklık hissettim. Dört kalın parmağın uçlarından uzanan uzun sivri tırnakları olan sıcak bir elin ensemi kavrayarak kulağıma bir şeyler fısıldıyordu. O anda oracıkta tüm bedenim buz kesilmişti ve hareket edemiyordum. Çığlık bile atamıyordum. Fısıltıların şiddeti artıkça belli belirsiz gölgeler etrafımı sarıyordu. O anda gözlerimi kapattım ve fısıltıların arasından derinlerden gelen kalın boğuk sessiyle bana şöyle seslendi: "Bak!" "Bana bak! Bana bak!’’ "Dehşete kapılmıştım ama oracıkta hareket edemeden öylece duruyordum. Ne konuşabiliyordum ne de çığlık atabiliyordum. Gözlerimi açtığımda belli belirsiz hareket eden gölgelerin arasında bir köpek sürüsü gördüm. Ama daha önce gördüğüm hiçbir köpek ırkına benzemiyorlardı. Masalsı hikâyelerde anlatılan iblislerin cehennemde besledikleri korkunç yaratıklar gerçek hayata gelmişçesine öylece karşımda duruyor gibiydiler. Daha sonra birden
Tuhaf görünümlü canavarlar gerçek miydi? Yoksa bir hayal miydi?
Kitap Alıntısı