Buğra L.

Buğra L.

, bir kitap okudu
8/10
·150 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
2021 7. kitabı
Falih Rıfkı Atay
9.3/10 · 974 okunma
Reklam
Mutluluk, yabancı bir şehirde yapayalnız kalmaktı...
Bahnhofstrasse'den göle doğru yürüdü. Özgürlük ne güzel şeydi. O anda içinde öyle bir his vardı ki, sanki yeryüzünde tek başına yaşamaktadır. Bütün varlığı elindeki çantasından ibarettir. Hiç bir sorumluluğu yoktur. Selam verecek kimsesi bulunmamak bile bir özgürlüktür. "Hürüm!" diye bağırmak geliyordu içinden. "Tek ve hür!" İçi içine sığmıyordu. "Acaba mutluluk bu mu ?" diye düşündü? - Mutluluk, yabancı bir şehirde yapayalnız kalmaktı... Mutluluk, tek başına bir kahvede limonlu çay içmekti... Mutluluk tek bir şeyse, ne idi o tek şey? Bir kaç şeyse mutluluk yoktu. Dün, bugünden daha mutluydum denemezdi. Dense bile saçma olurdu. Mutluluk sonsuzdu. Öyle ise sonsuzluğa benzerdi. Sonsuzluğun tarifini bilmek gerekti, yeni bir koku duymak sevindirirdi insanı. Yalnız olmak, özgür olmak da sevindirirdi.
Sayfa 5·Kitabı okudu
Makam giysisi çıkınca çıplak kalanlar
Memuriyetteki unvanların sadece bir giysi olduğunu daha gençken algılamıştım. Yakından veya uzaktan tanıdığım nice siyaset adamları, genel müdürler, büyükelçiler ve başkonsoloslar iş başındayken müthiş kasılırlardı. Elimde olmadan gülerdim hallerine. Zaman geldi onları mevkilerinden inmiş olarak da gördüm. Yani hepsinin giysilerini kaybedip çıplak kaldıkları zamanları. Kişilikli olanlar, çıplakken de kişilikliydiler. Bu gerçeği çok erken keşfettiğimden, her zaman mutlu oldum. Hiçbir vakit arkada bıraktığım zamanları aramadım.
Sayfa 228·Kitabı okudu
Lazo, Kürdo ...
Vatandaşlara iyi muameleyi şiar edinmiş olduğumdan bir yere atandığımda önce memurların davranışlarını düzeltirdim. Örneğin Düsseldorf' a gittiğimde, ilk gün baktım pasaportla ilgili üç memur bir bankoya sıralanmışlar ve halka, "Sen lazo gel, kürdo sen bekle," gibi hiçbir nezakete uymayan bir tarzda hitap ediyorlar. Öğle tatilinde aldım karşıma onları, "Siz nasıl vatandaşa lazo, kürdo, kara herif gibi tabirlerle hitap edersiniz?" diye haşladım ve derhal geri plana aldım.
Sayfa 214·Kitabı okudu
Reklam