“Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?”
Söyle be deli rüzgâr, nerelerden esersin?
Senin adın ecel mi, söyle cânım ne dersin?
Sevda bahçelerini hep tarumar edersin.
Ayın ondördü gibi bir görünür gidersin.
Bu aşkın diyetini bilmem nasıl ödersin?
Sükût etme nazlı yâr, beni Mecnun edersin.
Kaybolan bunca yılın hesabını kim versin?
Yine de sen gözümde bir cânân-ı ezelsin.
Tarife gücüm mü var, her güzelden güzelsin.
Varsın bir hançer gibi zulmün kalbimi delsin.
Vuslatın başka âlem, sen bir ömre bedelsin…