Ve şimdi kendi kendime soruyorum: `Hadi ne oldu rüyalarına?' Başımı üzgün üzgün sallayıp `Yillar nasıl geçiyor..' diye mırıldanmaktan başka verecek cevabım yok. Tekrar soruyorum kendime: `Gençlik yıllarını nasıl geçirdin?' `En mutlu anlarını nereye gömdün?' 'Hakikaten yaşadın mi sen? Bak dünyada her şey nasıl gittikçe soğuyor, görüyor musun?' Ve biliyorum ki daha birçok yıllar böyle gelip geçecek ve arkasından da korkunç yalnızlık bir yılan gibi yavaş yavaş sürünerek gelecek.
Sana çaresizlik içinde ne kadar ileri gittiğimi söyleyeyim mi Nastenka? Bir zamanlar beni son derece mutlu etmiş , heyecandan coşturmuş rüyalarımın yıl dönümlerini kutladığımı söylesem bana inanır mısın? Aslında olmamış olayların, hayallerin yıl dönümü! Bu kadar küçülüp zavallılaşmama sebep, bir daha öyle heyecanlı rüyalar görmediğim veya bana aptalca hayallerimi unutturacak gerçek bir hayat yaşayamamış olmam!
Ne uzun bir zaman dilimidir, yaşam süresince bir anlık mutluluk. Anlık mutluluklar değil mi hayatı boyunca zengin, bunca güzel, bunca yaşanılası kılan.