saramadığını, beni saramayan fırtına gitti!
bütün çocukluğumu çalıp da gitti!
bana benden başka bir şey bırakmadan gitti!
...
ne o kentte, ne bu kentte!
Ne o kent kendini toparlayabilir şimdi ne de burası
Tut ruhum, bir sır gibi bir sen tut bu sonsuz pası!
gitti! saramadığını, beni saramayan fırtına gitti!
bütün çocukluğumu çalıp da gitti!
ortak kalp! ortada duran ve suyu bekleyen
ortak kalp! çarptıkça med-cezir! Bu gidiş geliş
düzmesidir dalgaların sahipsiz sahili, çakıl taşları
fışkırtır boşalırken okyanuslar gündüzden geceye;
gündüzden geceye geçiş
besmeledir!