Alıntıdır
İngiltere'de ilk kez kitap yazanların okunma oranı %50 iken, Türkiye'de satılan kitapların %90'ı sadece birkaç popüler yazara aittir. Kitapların kalitesinden çok yazarların kimliği satıyor! Kitapların basım, dağıtım maliyetlerini yazarların ödediği ve hatta bazılarının sırf prestij kazanmak, reklam için bu maliyete katlandığı da yayınevleri tarafından onaylanmaktadır. Hal böyle olunca kitap sektörü farklı bir amaca hizmet etmeye başlıyor.
Bir de bu verilere ülkemizde 7 kişiye yılda yalnızca 1 kitap düştüğü, ortalama eğitimin süresinin 7.6 yıl, anadilde okuduğunu anlamada OECD raporuna göre 64 ülke içinde 37. sırada olduğumuzu eklersek…
İlk emri “OKU” olan Kur'an-ı Kerim ile İslamiyet’in bilime verdiği önem açıkça anlaşılıyor. Yalnızca kutsal kitabın değil kainatta yaratılan her şeyin bilimin ışığında okunması, üzerine düşünülmesi ve hayatımızı şekillendirmemiz öğütlenmiştir. Buna karşın Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Görmez, ''22 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, yüzde 20'lik bir kesimin Kur'an-ı Kerimi hayatta eline almadığı sonucu bizleri ürküttü'' dedi. Ankete katılan önemli bir çoğunluk inandığı dinin kitabını dahi ya hiç eline almamış, ya okumamış, ya da anlamamış…
Anıtkabir Derneği tarafından yayımlanan, Atatürk'ün okuduğu kitaplar ve altını çizdiği bölümlerden oluşan 24 ciltlik "Atatürk'ün Okuduğu Kitaplar", Harp Akademileri Komutanlığı'ndaki sempozyuma katılanlara sergilendi. Atatürk'ün bugüne dek okuduğu tespit edilen yaklaşık 4 bin kitaptan seçilen bölümlerin yer aldığı sergi ilgiyle incelendi. Atatürk gibi Dünya'nın hayranlıkla üzerinde durduğu, ulusal eğitim programına hayatı konu edilen bir lider ki komutan, öğretmen, ekonomist, politikacı, hukukçu ve çok daha fazlası olmayı başarmış bir kişi örnek alınmalıdır.