Ay Kutluk

Ay Kutluk
@AyKutluk
Bir kitaptan oldukça fazla alıntı paylaşıyorum. Bu durumdan rahatsız olabilecek kullanıcıları önceden uyarır, beni takip etmemelerini öneririm.
Çeşitli Konular Üzerine Atsız'ın Fikirleri
"– Efendim, sizi yordum ama, yine çok mühim bir soru soracağım. Cevaplarınızın bütün milliyetçi gençlere yön vereceğine inanarak… Türk dilinin sadeleştirilmesinin sınırı ve prensipleri ne olmalıdır? – Türk dilinin sâdeleştirilmesinde şu prensipler hâkim olmalıdır; a) Terimlerde Türk kök ve ekleriyle kelime türetmek b) Yazı dilinde Türkçe kelimeleri tercih etmek c) Türkçe olmayıp da kullanmaya mecbur olduğumuz kelimelerden Türk fonetiğine uygun olanları seçmek ç) Lüzum yokken yabancı kelime kullanmaktan şiddetle kaçınmak d) Kelime türetir veyâ tercih ederken Türk dili zevkini kollamak. – Bu hususları biraz ve lütfen açar mısınız? – Terimler yalnız derslerde ve ihtisas sâhipleri arasında kullanılacağı için bunların kabulünde güçlük yoktur. Nitekim bugünkü öğrenciler matematik, hendese, biyoloji terimlerinin çoğunu Türkçe olarak kullanmaya alışmışlar ve çevrelerini de alıştırmışlardır. Artık bizim neslimiz de, ‘zarp’, ‘taksim’, ‘yekûn’ yerine ‘çarpma’, ‘bölme’ ve ‘toplam’ kelimelerine ısınmıştır. Yalnız, vaktiyle bu terimler alınırken lüzumsuz yanlışlar yapılmış, meselâ ‘zaviye’ ve ‘müselles’ yerine ‘açı’ ve ‘üçken’ diye güzel Türkçe karşılıklar bulunduğu hâlde ‘murabbâ’ yerine Fransızca’dan ‘kare’ alınmıştır. Kare kelimesinin ilk hecesi kalın, ikincisi ince olduğu için dilimizin ses uyumu kânununa aykırı düşmektedir. Bundan başka bunun Türkçe karşılığı Türkistan Türklerinde ‘törtkül’ olarak kullanılmaktadır. Bu kelimenin Batı Türklerindeki şekli ‘dördül’dür. Terim koymak için gerçek dilcilerden meydana gelmiş bir terim kurulu olsaydı da bunlar kelime türetselerdi, dilimiz daha zengin ve daha millî olurdu. Aynı dert bugün de vardır: Bilim ve teknik bakımından her gün birçok terimler icad olunmakta ve bunlar ister istemez halk diline girmektedir. Bu
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Çeşitli Konular Üzerine Atsız'ın Fikirleri
"Milliyetçiliğin zamânı geçmez. Dünyâda milletler ve diller kaldıkça milliyetçilik de kalacaktır. Yeryüzündeki memleketlerin hepsinde az veyâ çok bir milliyetçilik hüküm sürmektedir. Milliyetçiliklerinin adı olmayan İngilizler’de koyu milliyetçilik olduğu gibi, Hindistan’da, Arap’larda, İsrâil’de hattâ milliyeti reddeden komünist ülkelerde de milliyetçilik vardır. Milliyetçiliğin zamnânının geçmiş olduğu hakkındaki iddialar, Moskofçuların propagandasıdır. Onların bilinen taktiklerinden biridir. Bir de içimizdeki Devşirme artıkları kendilerini asıl milliyetlerinden vazgeçirmiş olan Türklüğe karşı duydukları hıncı, milliyetçiliği reddederek almak sevdâsındadırlar. Esefle söylemek lâzımdır ki milliyetçiliği en sathî olan memleket biziz. Hâlbuki Türk milliyetçiliği milâttan önceki zamandan, Mete Yabgu’nun çağından başlamaktadır. Her zaman kendini göstermiş ve parlak şahsiyetler yetiştirmiş bulunan Türk milliyetçiliğinin târihi bir yazılsa göz kamaştırırdı. Bilmedikleri şeyleri yok sanmak, insan tabiatı icâbı olduğu için eski Türk milliyetçiliğini inkâr etmek bunu geçen asrın modası, hattâ Avrupalıların bize telkin ettiği bir ülkü sanmak yanlıştır. Burada açıklaması imkânı olmayan sebepler dolayısiyle bizde milliyetçiliğin yerini mahâllicilik, particilik ve tarikatçılık almıştır." Atsız ile yapılan bir söyleşi. Orkun Dergisinin Mart 1962 tarihli 2. sayısında yayınlanmıştır.
Alıntı