Develer, eşekler, dilenciler, çarşılar, türbeler, keşmekeş dolu gündelik hayat…Başka bir coğrafyanın, kendine has ritmiyle devinen kadim Marakeş'ini anlamaya çalışan, Batılı deneyimlerle mukayese eden, sözlü bir kültürün derinliklerini kavrama çabasındaki meraklı, eleştirel bir zihin. Elias Canetti, Müslüman Arap bir şehirde yaşadıklarını edebi ustalığının hakkını veren bir renklilikle ve canlılıkla aktarırken okuru da sokak sokak, meydan meydan peşinden sürüklüyor. Yadırgama ile kozmopolitliğin kabullenici tavrının iç içe geçtiği bu anlatıda, modern insanın kadim değişmezlik karşısındaki çelişkilerinin ve hayretle karışık hayranlığının izini sürmek mümkün.
Kitap 3 ana bölümden oluşmakta olup ,ilk bölümü Marakeş'i tüm detayları ile başarılı bir betimlemeyle sunulmuştur.2.Bölümü daha çok kişisel ve toplumsal demeçler içeren yer yer çok derine inen yer yer yer ise biraz anlaması zor bir bölümdür.3.Bölüm ise yazarın kendi geçmişinin ,yaşam öyküsünün anlatıldığı bölümdür.
İlk bölümden sonra kitabı özümsemek biraz zor olabilir.Sadece ilk bölümü de okuyup Marakeş'i hissedebilirsiniz .
İyi okumalar.