"Her şeye itaat etti, her şeyi doğru yaptı, kamerada olduğundan daha genç bile görünüyordu, o pahalı gömleği ve çocuğun ondan aldığı bukleleriyle yakışıklı bile görünüyordu. Herkes o hareketin kendi içinden geldiğini, çocuk için endişelendiği her gün karısının elini tuttuğunu düşünürdü. Ben de öyle düşünürdüm ne kadar iyi bir baba kim bilir ne kadar acı çekiyordur diye düşünürdüm çünkü bir erkeğin iyi bir baba olduğunu düşünmeleri için tek bir hareketi yeter ama ben evlerinde çok uzun saatler geçirmiştim, çocuğun yüzüne bile bakmadığını annenin yüzüne bakmaması daha hayırlı olduğunu biliyordum. İnsanı, paranın bile bu tür erkeklerden kurtarmadığını, aile şirketleri, kiraları, arsaları ve daireleri olmasının bir önemi olmadığını ,çünkü boktan erkeklerin insanı her türlü buldugunu da ögrenmistim. Zengin kadınların işinin daha kolay oldugunu, bavulu kapıp gittiklerini, iki üç dört avukat çağırdıklarını , üstüne üstlük avukat parasını eski kocalarından aldıklarını sanıyordum ama sonra anladim ki oyle değil, onları da kaşıkla mezar kazan biri gibi ağır ağır ama dur durak bilmeden mahvediyorlar. Cesaretini toplayıp, bir arkadaşının numarasını çevirip artık dayanamayacağını söylediğinde sana nafaka vermek istemeyecek, çocukla yalnız kalacaksın , okulunu değiştirmek zorunda kalacaksın cevabını alır ve babasını arayıp ben buradan gidiyorum dediğindeyse babası, rezalet çıkarma, sorun istemiyorum der. Para her zaman daha iyidir, para her şe ye biraz yağ sürer, böylece hiçbir şey gıcırdamaz ve her şey tak tak tak yerine oturur, hiçbir şey dağılmadan, kırılmadan, parçalanmadan, düşmeden ya da sendelemeden tüm parçalar olması gerektiği gibi çalışır. Biz fakirler hayatımızı parçalara çekiç darbeleri vurarak geçiririz ama öyle bile yerlerine oturmazlar, onlar ise soğukkanlı ve