Dikkat edilirse Kur’an-ı Kerim de, Hazreti Muhammed’in örnekliğine vurgu yaparken onun ahlaki güzelliklerini ve mütevazılığını ön plana çıkarır. Bunun yanı sıra tevhid mücadelesi, sabrı, samimiyeti, gönül zenginliği, gösterişsiz hayat tarzı, sevgisi, merhameti, nazikliği, dürüstlüğü, temizliği, güvenilirliği, alçakgönüllüğü, Allah için kendisini feda etmedeki teslimiyet ve sadakati gibi misalleri hatırlatır. Ancak hiçbir şekilde onu olağanüstü niteliklere sahip bir peygamber olarak nitelmez. Şayet Müslümanlar geçmişte ortaya atılan birtakım abartılı hikayeler veya uydurulmuş mucizelerle meşgul olmak yerine, Allah Resul’ünün öğretisini, İslam’ı hayata tatbikini, temiz ahlakını, paylaşımcılığını, ilme ve çalışmaya verdiği önemi, alın terine gösterdiği hassasiyeti, adalet veya eşitlik ilkesine bağlılığını, dürüstlüğü ve güvenilirliğini örnek almış olsaydılar, bugün İslam aleminin içinde bulunduğu zülüm haksızlık ve adaletsizliklerden söz edilir miydi?