Aybars S.

Aybars S.

, bir kitap okudu
Puan vermedi·432 syf.·
7 günde okudu
·
2026 27. kitabı
Selim Erdoğan (Hidrojeolog)
9.5/10 · 396 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Birkaç günlük aradan sonra Misak-ı Milli'nin maddeleri teker teker yüksek sesle okunur ve tartışılır. Görünen odur ki en büyük anlaşmazlık konusu kapitülasyonlardır. Bu konudaki hassasiyetini Londra Konferansı'nda zaten açıkça ortaya koymuş olan Fransız tarafının 500 yılda biriktirdiği bunca ekonomik ayrıcalığı, sömürü aracını kaybetmeye niyeti yoktur. Ancak Mustafa Kemal Paşa da görüşmelerde "tam istiklal" derken vurgulananın sadece topraklarını geri almak olmadığını, ekonomik, kültürel, sosyal haklar gibi hayatın her alanında bağımsız olmadıkça Türk Milletỉ'nin iki yıldır giriştiği mücadelenin bir anlamı olmayacağını defalarca ifade eder.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Alıntı
Bir doktorun insan vücuduna yaklaştığı hassasiyetle, mücadele ettiği ülkelerin birbirleriyle olan ilişkilerindeki ve ülkelerinin içindeki zayıf noktaları belirlemiş, "tam istiklal" şiarından asla taviz vermeden bazılarına yaklaşıp bazılarını temelli hasım tutmuştur. Bunun sonucunda 1918 Kasım'ında yenilmez gibi görünen emperyalist bloğu üç senede parçalamayı başarmıştır. Birisiyle olan sorununu çözerken günü kurtarmak yerine, o çözümle diğer düşmanlara karşı kendisine avantaj yaratmayı bilmiştir. Bir tarafıyla elinde kılıçla bir ordunun önünde, diğer yanıyla elinde kalem masanın başındadır.
Sayfa 67·Kitabı okudu
Alıntı
Oysa aynı tarihlerde İstanbul'da bambaşka bir çaresizlik yaşanmaktadır. Damat Ferit Hükümeti memurların, sadece 10 liraya kadar olmak şartıyla, Ağustos 1920 maaşlarını Eylül ayında ödeyebilmiştir. Eylül maaşını verecek para ise yoktur. Askeri tesis ve benzeri emlak satışına işgal güçleri izin vermediğinden hükümet çareyi tersaneden 30.000 ton hurda satmakta bulur. Fakat koskoca Devlet-i Aliyye'nin bu parasına da Ermeni bir tüccar, alacaklarına karşılık, el koydurur.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
Bu süreçte mütareke hükümlerine göre işgal güçlerine 199 ağır, 46 sahra ve 33 dağ olmak üzere 278 top teslim edilmiştir. Bunların dışında da 295 topun kaması sökülerek İstanbul'a gönderilmiş ve bu toplar soba borusu haline getirilmiştir. Dokuz kolordu ve bağlı birliklerinde ise kullanılabilir halde 200 sahra ile 82 ağır top bırakılmıştır. Ancak iki yıl sonra işgal güçleri "kamasız kullanılamaz" sanıp Anadolu’daki depolarda bıraktıkları toplar için çok pişman olacak, İmalat-ı Harbiyecilerin vagon demirinden yaptıkları kamalarla o soba borularına ateş ettirdiğini görünce gözlerine inanamayacaklardır.
Sayfa 63·Kitabı okudu
Alıntı