Bugün de şu fikirdeyim ki, en basit bir arabacı neferi bile, parlamenterlerin en başta geleninden daha fazla hizmet etmiştir vatana. Söyleyeceği sözü düşmanın yüzüne karşı bağıran yahut gevezeliği bırakıp kendi halinde işine bakan bu insanlardan hiçbir zaman bu kadar nefret etmedim. Fakat bütün politikacılardan nefret ediyordum. Bana kalsa çöpçülerden bir parlamenter taburu meydana getirirdim.
Bir iktidar milletini her şekilde felakete sürüklediği zaman, bu milletin her ferdinin isyanı hak değil bir vazife olur. Böyle bir durum ne zaman ortaya çıkar? Sorusuna, teoriye uygun görüşlerle cevap verilemez. Bunu kuvvet halleder, başarı kararını verir.
Karar yetkisi genel toplantılara katılan insanlarındır, bunların da pek az bir kısmı ele alınan mesele hakkında tecrübe ve bilgi sahibidirler. En önemli ekonomik problemler işte böyle bir ortamda eline alınacaktır ve bu toplantılarda daha önce ekonomi politik yapmış olan üyelerin sayısı onda biri bile bulmaz. Bu ise, son kararı, o meseleye dair en ufak fikri olmayan insanlara bırakmak olur.