Bir masum gülüş bir titrek dokunuş,
Yeter miydi kalbini yerinden çıkarmaya?
Meğer yetermiş bir sevgilinin öpüşü,
Onun her şeyden daha değerli olduğunu anlamaya.
Yağmurun sesi gibi sesin
Çisil çisil, bazen de gürül gürül,
İçimde dolup taşar seni sevmek,
Ruhumun en yüce yerindesin.
Kalpler bir olmak için varlar
Ben seveyim diye de sen varsın
Seni sevmek için gelmişim kapına
Bunca kavganın ve koşuşturmanın ortasında.
Gözlerimden bir damla yaş akar;
Sensiz geçen günlerimi düşündükçe.
Ve yine akar gözlerimden bir damla yaş;
Senin sevgini benliğimde hissedişimde.
Gözlerim, gözlerim görmüyor artık senden başka
Isınmıyor ellerim yanımda sen yokken,
Geçmiyor saatler dakikalarımın ıstırabı içinde
Sabah geceye kavuşuyor, yağmur da toprağına
Ancak ben sana kavuşamıyorum Sevgilim...
Baskılanan dürtü taşar ve taşan sel, duygu selidir, ihtiras selidir ve bu sel deliliğe dahi dönüşür; akıntının gücüne, setin yüksekliğine ve karşı koyma gücüne bağlıdır.