Her saniyenin üzerine titrer, her birini emip bitirmek isterim; hiçbir şey gözümden kaçmaz, her şeyi unutulmaz bir biçimde yerleştiririm gönlüme. Ne o güzelim gözlerin kaçamak sevecenliğini, ne sokağın gürültüsünü ne de neredeyse ışıyacak günün aldatıcı aydınlığını gözden kaçırırım. Ama dakikalar yine de geçip gider, durduramam onları, geçip gitmelerinden hoşlanırım.
Ve şöyle düşündüm; İnsan bir yıl sonrasını düşünüyor, oysa yalnızca akşama kadar yaşayacağını bilmiyor. Ve Tanrı’nın diğer sözünü hatırladım. İnsana neyin verilmediğini öğreneceksin.