Zülfü Livaneli yine insan ruhunun en kırılgan yerlerine dokunuyor.Kitap, aşkın, yolculuğun ve yalnızlığın iç içe geçtiği bir hikâyeyi anlatırken, bir yandan da umudu bize sorgulatıyor. Karakterlerin yaşadığı iç çatışmalar o kadar gerçek ki, okur kendini satırlar arasında buluyor. Leyla ve Selimin mektupları kitaba gerçekten temiz ve saf bir aşk ve bekleyiş duyguları katıyor. Aralarındaki o derin bağı hissediyorsunuz.
Benim beğendiğim bir kitap oldu aşırı sürükleyici ve akıcı bir kitap olmasa da içindeki o düşündüren sorgulatan kelimeleri insanın içine işliyor.