"Birçok kez seni gördüm," dedi, kulağıma fısıldayan sesi sıcaktı. "Birçok kez yanıma geldin. Bazen rüya gördüğüm zamanlarda. Ateşler içinde yattığım zamanlarda. Çok korktuğum ve çok yalnız hissettiğim zamanlarda. Ölmeyi istediğim zamanlarda. Sana ihtiyacım olduğunda her zaman seni görüyordum. Gülümsüyordun, kıvırcık saçların yüzüme değiyordu. Ancak hiç konuşmadın. Ve hiç bana dokunmadın."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Mösyö Arouet değil ama onun bir meslektaşı – bayan bir yazar– bana bir defasında, roman yazmanın yamyamlığa benzediğini söylemişti; romanı yazan kişi, hem arkadaşından ve hem de düşmanından küçük parçaları birbirine karıştırır, onları hayal gücüyle terbiye eder ve tatlı bir karışım için hep birlikte ağır ağır pişmesine izin verir."